Son Dakika

Tüp Bebek Tedavisi Hakkında Doğru Sanılan 10 Hatalı Bilgi!

TÜP BEBEK TEDAVİSİ HAKKINDA DOĞRU SANILAN 10 HATALI BİLGİ!

Günümüzde tüp bebek tedavisi infertilite sorunu yaşayan çiftlerde başvurulan en etkin tedavi yöntemi olarak yerini korumaya devam ediyor. Tüm dünyada yaygın olarak başvurulan tüp bebek tedavisi, kadından alınan yumurta ile erkekten alınan spermin birleştirilerek kadına tekrar transfer edilmesi olarak özetleniyor. Tüp bebek tedavisi sayesinde infertilite sorunu yaşayan her 10 kadından 7-8’inde hamilelik gerçekleşiyor. Üstelik tıp dünyasında yaşanan önemli gelişmeler sayesinde hamilelik oranları da her geçen gün artıyor. Ancak toplumda tüp bebek tedavisi hakkında doğru sanılan bazı hatalı bilgiler, tedaviden başarılı sonuç alınmasını önleyebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, anne ve baba adaylarının bilimsel doğruluğu olmayan bilgilerle hareket etmelerinin son derece yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekerek, “Zira hatalı bilgiler nedeniyle çiftler hekime geç başvurabiliyor, bunun sonucunda tedaviden olumsuz sonuçlar alınabiliyor. Dolayısıyla infertilite sorununda sanal ortamdan edinilen veya eş dosttan duyulan bilgilerin doğruluğu mutlaka sorgulanmalı ve hekime geç kalmadan başvurulmalıdır.” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu,toplumda tüp bebek tedavisi hakkında doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

İlk tüp bebek denemesinde başarı şansı düşüktür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hastaya özel uygulanacak ve titiz bir takiple yapılacak olan bir uygulamayla en yüksek başarıyı ilk denemede de yakalamak mümkün oluyor.

 Tüp bebek tedavisiyle mutlaka ikiz veya üçüz doğum olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadın 35 yaşından genç ise ilk iki denemede tek embriyo transfer hakkı vardır. 35 yaş üstünde ve 2 deneme sonrasındaki denemelerde sadece 2 embriyo transfer edilebiliyor. Tüp bebek uygulamalarında bu kurallar nedeniyle çoğul gebelik görülme sıklığı düştü. Bazı nadir uygulamalarda tek yumurta ikizi oluşumu tek embriyo transferinden sonra da olabiliyor.

Tüp bebek tedavisiyle her yaşta hamile kalınabilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadının yaşı çok önemli! Toplumdaki yaygın inanışın aksine, tüp bebek tedavisiyle her yaşta hamile kalmak mümkün olmuyor. Öyle ki 35 yaşın üzerinde olan kadınlarda yumurta kalitesinde, dolayısıyla hamile kalma başarısında anlamlı derecede azalmalar görülüyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, özellikle 40 yaş üzerindeki kadınlarda hamilelik oranlarının oldukça düşük düzeyde görüldüğünü vurgulayarak, “Ayrıca hamile kalınsa dahi düşük oranlarında ve down sendromu riskinde önemli artışlar oluyor. Bu nedenle 25 – 30 yaş aralıklarında hamile kalınması çok önemlidir.” diyor.

Tüp bebek tedavisi oldukça ağrılı bir tedavi yöntemidir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçlar yumurtalıklarda biraz büyüme yapabiliyor ve buna bağlı olarak hafif hassasiyet ile ağrı gelişebiliyor. Ancak yumurta toplama işlemleri anestezi altında gerçekleştiriliyor, dolayısıyla ağrı hissedilmiyor. İşlem sonrasında kısa süre devam eden baskı ve dolgunluk hissi gelişebiliyor. Ayrıca embriyo transferi de doğru uygulandığında ağrıya neden olmuyor.

Tüp bebek tedavisi sonrasında 9 ay boyunca yatmak gerekir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Embriyo transferinden itibaren istirahat etmenin bir faydası gösterilmemiştir” diyerek, şöyle devam ediyor: “Sadece transfer işleminin yapıldığı gün istirahat edilmesi yeterli gelecektir. Hamile kalınması durumunda normal hamileliklerden farklı bir şey yapmak gerekmiyor. Dolayısıyla 9 ay yatılması söz konusu olmuyor.”

 Tüp bebek tedavisiyle mutlaka hamile kalınır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüp  bebek tedavisinin başarısı hastadan hastaya oldukça değişkenlik gösteren bir durum. Genellikle her 10 hastadan 7 – 8’inde hamilelik oluşabiliyor. “Her anne adayı yüzde 100 hamile kalacak diye bir durum maalesef mümkün değildir.” diyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Kadının yaşı ve yumurta rezervleri ile erkekteki sperm değerlendirmeleri tedavinin başarısındaki en önemli faktörlerdir. Tüm değerlendirmeler yapıldıktan sonra başarı ihtimali konusunda çift özelinde daha anlamlı rakamlar verebilmek mümkün olabilir.” bilgisini veriyor.

Tüp bebek tedavisi ile doğan bebeklerde sakatlık riski yüksektir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Tüp bebek tedavisi hamileliğe yardımcı olan bir üreme yöntemidir. Dolayısıyla bebekler doğal yolla oluşan hamileliklerde görülen oranda anomali riski taşıyorlar. Ayrıca uygun vakalarda embriyo genetik taraması da yapılabiliyor.

İnfertilite sorunu kadından kaynaklanıyordur. Dolayısıyla tüp bebek tedavisinden önce sadece kadınlar tedavi görür. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yapılan çalışmalarda; infertilite sorunu yaşayan çiftlerin yüzde 40’ında kadın, yüzde 40’ında erkek ve yüzde 20’sinde ise hem kadın hem erkekte problem olduğu tespit edilmiş. Yani, kadın ve erkeğe bağlı nedenler eşit oranda görülüyor. Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, bu nedenle yapılan değerlendirmelerde sadece kadın üzerine odaklanılmadığını ve çiftin aynı anda değerlendirildiğini vurguluyor.

Sperm değerlerinde problem olan erkek asla çocuk sahibi olamaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: İleri yaş, sigara kullanımı, obezite, bazı ilaçlar ve kronik hastalıklar erkeklerde sperm değerinin düşmesine neden olabiliyor. Normal yollarla hamilelik elde edilemezse spermin sayısını ve kalitesini arttırmak amacıyla erkeğe bazı ilaç tedavileri önerilebiliyor. Eğer menide hiç sperm yoksa ya yollar tıkalı oluyor ya da üretim az veya hiç olmayabiliyor. Bu durumda testislerden iğnelerle veya mikroskop altında yapılan ufak bir kesiyle kanallardan sperm bulunabiliyor ve hamilelik elde edilebiliyor.

Hormon değerleri normal aralıklarda ise kolaylıkla hamile kalınabilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Yumurtalık rezervlerine yönelik testlerin normal değerlerde çıkması olumlu bir sonuç olsa da anne adayının yaşı daha önemlidir” diyerek, şunları söylüyor: “Keza yumurtalık rezerv testlerinin düşük olması da anne adayının hamile kalamayacağını göstermez. Sadece kısıtlı zaman nedeniyle sürecin doğru yönetilmesi gerektiğini gösterir.”

Bir yanıt yazın